04:45:4217 Nisan, 2021
İstanbul 12 Hafif yağmur
06 Nisan 2021 12:12

“Zap’ta boğuldu” dediler PKK kampında çıktı

Çocuklarının Zap Suyu’nda boğulduğu söylenen Hakkârili aile, örgütün servis ettiği videoda oğullarının örgüt kampında olduğunu öğrendi. Adıyaman ailesi, 5 yıldır evlatları için mücadele veriyor

“Zap’ta boğuldu” dediler PKK kampında çıktı

Hakkâri'nin merkeze bağlı Kırıkdağ köyünde 9 Mart 2016'da kaybolan ve "Zap Suyu'nda boğuldu" denilen Hamza Adıyaman'ın ailesi, bir süre sonra çocuklarının terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını öğrendi. Çocuklarını aramak için Irak'ın kuzeyine giden acılı anne ve baba, günlerce izini sürdükleri Hamza'yı alamadan dönmek zorunda kaldı.

Evlatlarına kavuşmak için mücadele eden aile, oğullarını, Suriye'de terör örgütü PKK/YPG kampında teröristlerce silah eğitimi verilen çocukların görüntüleri arasında tespit etti. Hamza'yı terör örgütünün elinden kurtarmak için her yolu deneyen aile, bu kez, çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eyleminde seslerini yükseltti. Diyarbakır, Hakkâri ve Van'da HDP il binaları önündeki eylemlere katılan aile, çocuklarına seslenerek dönmesi için çağrıda bulunuyor.

ÖLDÜ DİYE TAZİYE ÇADIRI KURDUK

İlkokul öğrencisi oğlu Hamza'nın okul çıkışında kaybolduğunu belirten baba Adnan Adıyaman, kendilerine oğullarının top oynarken Zap Suyu'na düşerek kaybolduğunun söylendiğini anlattı. "Bir ay boyunca Zap Suyu'nda çocuğumuzu aradık. Bulamayınca da ümidimizi kesip 'öldü' diye taziye kurduk" diyen Adıyaman, "5-6 ay sonra çocuğumun videosunu gördük. Bir kampta eğitim veriliyordu. Hayatta olduğunu öğrenince tekrar aramaya gittik. Irak'a gittik, birçok yerde aradık ama çocuğumu bana göstermediler" ifadelerini kullandı.

"BU NASIL BİR VİCDANSIZLIKTIR"

Kaçırıldığı günden bu yana çocuğundan haber alamadığını belirten Adıyaman, "Kuzey Irak'ta çocuğumu Hakurk'taki PKK'lıların içinde gördüm. 'Bu benim çocuğum' diye bağırdım, onu oradan kaçırdılar. Ondan sonra da ne yaptıysak çocuğumuzu bulamadık. İki yıl sonra bize mektup geldi. Mektup Suriye'den gelmişti, Kamışlı'da bir evde olduğu yazılmıştı.

Biz de mektubu devlete götürdük. Çocuğumuzu istiyoruz. Daha 9 yaşındayken götürdüler. 5 yıldır nasıl yatıp kalkıyoruz, nasıl yaşıyoruz bilmiyoruz. Bu çocuğun eline silah verilir mi? Bu nasıl bir vicdansızlıktır" diyerek tepki gösterdi. Bu arada çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi de dün 581'inci gününü geride bıraktı. Aileler evlat nöbetini kararlılıkla sürdürüyor.