00:23:1601 Eylül, 2025
02 Ekim 2021 05:25

Öğrencileri yurttan çıkaran İBB'ye ret: Mahkeme TÜRGEV'i haklı buldu

CHP'li İBB yönetimi, TÜRGEV'le yaptığı protokolü iptal etmiş, onlarca öğrenci öğrenim yılının ortasında yurtsuz kalmıştı. Yargı sürecini TÜRGEV kazandı, İBB'nin hukuksuz kararı iptal edildi.

Öğrencileri yurttan çıkaran İBB'ye ret: Mahkeme TÜRGEV'i haklı buldu

CHP'li Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2019'da TÜRGEV'le yürüttüğü Ortak Hizmet Protokolünü iptal etmişti. TÜRGEV, protokol kapsamında kiraladığı üç binada üniversite öğrencilerine yurt hizmeti sağlıyordu.

23 Ağustos 2019'da İBB hiçbir geçerli gerekçe olmadan protokolü iptal ettiğine dair yazıyı vakfa iletti. Yurtta kalan öğrenciler binalarını terk etmek zorunda kaldı. Şişli, Mecidiyeköy ve Avcılar'da 14 farklı üniversiteden toplam 427 öğrenci bu hukuksuz karar yüzünden mağdur edildi.

TÜRGEV'in başlattığı mahkeme süreci 25 Mart 2021'de sona erdi. Mahkeme, İBB'yi haksız bularak idari işlemin iptaline karar verdi. 

22 Eylül 2021'de de istinaf talebinin reddi ile dava TÜRGEV'in lehine sonuçlanmış oldu. Vakıftan karara ilişkin yapılan açıklamada, "TÜRGEV olarak gençlerimizin eğitimlerini ve barınma haklarını desteklemeye tüm gayretimizle devam edeceğiz" denildi.

YARGI SÜRECİ: MAHKEME İBB'NİN KARARINI İPTAL ETTİ

İstanbul 14. İdare Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB), Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) yurtlarına ilişkin aldığı "sözleşmenin feshedilmesi" karanını25 Mart 2021'de iptal etmişti.

TÜRGEV ile İBB arasında, orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtlarına ilişkin "ortak hizmet projesi" oluşturmak üzere 2015'te hizmet protokolü imzalanmıştı. Protokol kapsamında İBB'ye ait 4 ayrı taşınmaz, yurt hizmetlerinde kullanılmak üzere TÜRGEV'e verilmişti. İBB Başkanlığı, 23 Ağustos 2019'da süresinin dolduğunu ileri sürerek protokolü feshetmiş ve TÜRGEV'den yurt olarak faaliyet gösteren binaların verilen tefrişat malzemeleriyle iade edilmesini istemişti. TÜRGEV avukatları da İBB'nin aldığı bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, iptali istemiyle İstanbul Bölge İdare Mahkemesine dava açmıştı.

Davayı karara bağlayan İstanbul 14. İdare Mahkemesi, davacı TÜRGEV ile davalı İBB arasında orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtlarına ilişkin "ortak hizmet projesi" yürütmek üzere hazırlanan protokolün Belediye Meclisine sunulduğu, meclisin ise 12 Kasım 2015 tarihli ve 1173 sayılı kararıyla söz konusu protokolü onaylanarak imzalandığı vurgulanmıştı.

'PROTOKOLÜN FESHİ' BAŞLIK MADDE

Kararda, bu kapsamda protokolün 4. maddesinde belirtilen Fatih Balabanağa Mahallesi Büyük Reşitpaşa Caddesi 231 pafta, 918 ada, 96 parsel, 16 numara 16, Şişli Kaptanpaşa Mahallesi Darülaceze Caddesi 10256 ada, 2 parsel, 12 numara, Avcılar Gümüşpala Mahallesi Şükrübey Durağı E-5 Yan Yol 40 numara ve Şişli Mecidiyeköy Mahallesi Şehit Er Cihan Namlı Caddesi 9123 ada, 29 parsel, 114/122 numaradaki 4 taşınmazın yurt hizmetleri için İBB tarafından TÜRGEV'in kullanımına verildiği hatırlatılmıştı.

İmzalanan protokolün süreyle ilgili 6. maddesinde, kiralama devam ettiği sürece ve protokolün süre bitiminde sonlandırılacağı üç ay önceden bildirilmediği takdirde, söz konusu protokolün birer yıllık sürelerle uzayacağının yer aldığı belirtilen kararda, "protokolün feshi" başlıklı 7. maddesinde ise tarafların süre sona ermedikçe sözleşmeyi feshedemeyeceği yönünde düzenleme yapıldığı anlatılmıştı.

'İBB KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHEDİLDİĞİNE DAİR BELGE SUNMADI'

Kararda, mahkemenin 31 Aralık 2020 tarihli ara kararı ile İBB'den "protokole konu taşınmazların kira sözleşmelerinin devam edip etmediği, kira sözleşmeleri feshedilmiş ise fesih işlemine karşı dava açılıp açılmadığı, protokolün süre bitiminde devam edilmeyeceğine ilişkin üç ay önceden bildirim yapılıp yapılmadığı" hususlarının sorularak bilgi ve belgelerin istendiği kaydedilmişti.

Bunun üzerine protokole konu taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin gönderildiği anlatılan kararda, protokolün 4.1 maddesinde yer alan taşınmaza ilişkin yapılan kira sözleşmesinin 1 Temmuz 2015 başlangıç tarihli ve 5 süreli olduğu, tarafların karşılıklı anlaşması halinde bu sürenin 5 yıl daha uzayacağının belirlendiği aktarılmıştı.

Kararda, protokolün 4.2 maddesinde yer alan taşınmaza ilişkin 15 Eylül 2015 başlangıç tarihli sözleşmenin kira süresinin 10 yıl (15 Eylül 2025 tarihine kadar) olduğu belirtilerek, 4.3 maddedeki taşınmaza ilişkin 1 Ağustos 2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki sürenin (5+5) yıl şeklinde 31 Temmuz 2025 tarihine kadar olduğu vurgulanmıştı.

Protokolün 4.4 maddesinde yer alan taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinin 1 Ağustos 2015 başlangıç tarihli olduğu, sözleşmenin ise en az 38 aylık olup, 30 Eylül 2018 tarihine devam ettiği dile getirilen kararda, "Söz konusu kira sözleşmesinin sona erdirildiğine ya da feshedildiğine yahut sözleşmeye konu taşınmazın tahliye edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin dava dosyasına ibraz edilmediği görülmektedir." denilmişti.

'YURT BİNALARININ İADESİNİN İSTENMESİ HUKUKA UYGUN DEĞİL'

Kararda, bu durumda, davalı İBB ile davacı TÜRGEV arasında 12 Kasım 2015 tarih ve 1772 sayılı meclis kararı ile yürürlüğe giren protokolün süresinin, protokolün 6.1 maddesi hükmü uyarınca, yine protokolün 4.1, 4.2, 4.3, 4.4 maddelerinin yürürlüğünü müteakip kiralamaların devam ettiği sürece yürürlükte olacağı belirtilmişti.

Dava konusu işlem tarihi itibarıyla, TÜRGEV'in kullanımında olan taşınmazların kira sözleşmelerinin devam ettiği, bununla birlikte taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin feshedildiğine ya da sona erdirildiğine veya sözleşmeye konu taşınmazların tahliye edildiğine dair dava dosyasına herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı kaydedilmişti.

Kararda, bahse konu protokolün süresinin kiralamaların devam ettiği müddet olarak belirlenmesi karşısında, dava konusu işlem tarihi itibariyle protokolün süresinin henüz dolmadığı ifade edilerek, süre dolduğu belirtilerek feshedilmesine ve protokol kapsamında yurt olarak faaliyet gösteren binaların tefrişat malzemeleriyle iade edilmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı vurgulandı. Bu kapsamda, dava konusu işlemin iptaline karar verilmişti.

'BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VERECEĞİ ZARARI FAZLASIYLA VERDİ'

Mahkemenin kararına karşı açıklama yapan TÜRGEV avukatı Osman Bozkurt, TÜRGEV olarak, İBB ile ortak hizmet protokolü imzaladıklarını belirterek, "Bu protokole göre Büyükşehir Belediyesi bize binaları temin edecekti. Biz de onların temin ettiği binaların elektrik, su yemek gibi her türlü giderlerini karşılamak suretiyle o yurtlarda öğrencileri barındıracaktık. Böyle bir sözleşme yapmıştık." demişti.

Bozkurt, idare mahkemesine açılan davada, belediyenin kararın hukuka aykırı olduğunu, sözleşmelerin sürelerin dolmadığı yönünde hüküm kurulduğunu anımsatarak, "Bu karardan sonra 'Yurtları bize verin, buraları tekrar işleteceğiz.' deme şansımız yok. Çünkü oraları tahliye ettik bir kere. Onlar da oraları başka maksatlarla değerlendirmişlerdir. Büyükşehir belediyesi bu anlamda öğrencilerimize ve bize vereceği zararı fazlasıyla verdi." ifadelerini kullanmıştı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2019 yılında hukuksuz şekilde TÜRGEV'e ait yurtları tahliye eden kararı mahkemeden döndü. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi, İBB'nin, TÜRGEV yurtlarına ilişkin aldığı "sözleşmenin feshedilmesi" kararını iptal eden yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.

stanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB), TÜRGEV yurtlarına ilişkin aldığı "sözleşmenin feshedilmesi" kararını iptal eden yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.

TÜRGEV ile İBB arasında, orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtlarına ilişkin "ortak hizmet projesi" oluşturmak üzere 2015'te hizmet protokolü imzalandı. Protokol kapsamında İBB'ye ait 4 ayrı taşınmaz, yurt hizmetlerinde kullanılmak üzere TÜRGEV'e verildi.

İBB Başkanlığı, 23 Ağustos 2019'da süresinin dolduğunu ileri sürerek protokolü feshetti ve TÜRGEV'den yurt olarak faaliyet gösteren binaların verilen tefrişat malzemeleriyle iade edilmesini istedi.

TÜRGEV avukatları da İBB'nin aldığı bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, iptali istemiyle İstanbul Bölge İdare Mahkemesine dava açtı.

Davayı karara bağlayan İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 25 Mart'ta verdiği kararında dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

İBB'nin, iptal kararının kaldırılması talebiyle yaptığı istinaf başvurusu reddedildi

İstanbul 14. İdare Mahkemesi'nin, TÜRGEV yurtlarına ilişkin aldığı "sözleşmenin feshedilmesi" karanını iptal etmesi üzerine İBB, dava konusu taşınmazların davacı tarafından teslim edildiği ve davanın konusuz kaldığı iddialarıyla istinaf kanun yoluna başvurdu.

Başvurusunda yerel mahkeme kararının incelenerek kaldırılmasını isteyen İBB, yeniden bir karar verilmesini talep etti.

Dava dosyasına ilişkin incelemesini tamamlayan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi, İBB'nin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların, İstanbul 14. İdare Mahkemesi'nin verdiği iptal kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığına karar verdi.

Bu nedenle İBB'nin istinaf talebinin reddine karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerini de davalı İBB'ye bıraktı.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi kararını kesin olmak üzere aldı.

TÜRGEV'den açıklama

Mahkemenin kararına ilişkin TÜRGEV'den yapılan yazılı açıklamada, 2019 yılının Haziran ayında yapılan İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminden sonra göreve gelen yeni yönetimin ilk icraatlarından birinin belediyenin vakıfla yürüttüğü "İBB Ortak Hizmet Protokolünü" iptal etmek olduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bilindiği üzere bu protokol kapsamında kiraladığımız üç binada üniversite öğrencilerine yurt hizmeti sağlıyorduk. 23 Ağustos 2019 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, vakfımıza hiçbir geçerli gerekçe olmadan protokolün iptalini içeren bir yazıyla bildirimde bulundu ve neticede öğrencilerimiz yurt binalarını terk etmek, öğretim yılının ortasında kalacak başka yerler bulmak durumunda kaldılar. Şişli, Mecidiyeköy ve Avcılar'da tahliye edilen üç yurdumuzdaki, önemli bir kısmı barınma bursu alan 14 farklı üniversiteden toplam 427 öğrencimiz maalesef hem bu hukuksuz kararın maddi, manevi yükünü çekmek zorunda kaldılar hem de temiz, güvenli, sağlıklı barınma ve eğitim alma imkanlarından mahrum bırakıldılar."

TÜRGEV olarak yüzlerce öğrenciyi ve ailelerini mağdur eden bu kararın iptali için hızlıca mahkeme sürecini başlattıkları ve sürecin takipçisi oldukları kaydedilen açıklamada, "Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde 25 Mart'ta haklı davamızın kabulü ile dava konusu idari işlemin iptaline karar verildi. 22 Eylül'de ise istinaf talebinin reddi ile dava vakfımızın lehine sonuçlandı. Yüzlerce öğrencimizin eğitim hayatını sekteye uğratan karara karşı verdiğimiz iki yıllık hukuk mücadelesinin nihayetlendiğini kamuoyunun bilgisine sunarız." ifadelerine yer verildi.

İdare mahkemesi, hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararı iptal etmişti

İstanbul 14. İdare Mahkemesi'nin 25 Mart'ta açıkladığı kararında, davalı İBB ile davacı TÜRGEV arasında 12 Kasım 2015 tarih ve 1772 sayılı meclis kararı ile yürürlüğe giren protokolün süresinin, protokolün 6.1 maddesi hükmü uyarınca, yine protokolün 4.1, 4.2, 4.3, 4.4 maddelerinin yürürlüğünü müteakip kiralamaların devam ettiği sürece yürürlükte olacağı belirtilmişti.

Dava konusu işlem tarihi itibarıyla, TÜRGEV'in kullanımında olan taşınmazların kira sözleşmelerinin devam ettiği, bununla birlikte taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin feshedildiğine ya da sona erdirildiğine veya sözleşmeye konu taşınmazların tahliye edildiğine dair dava dosyasına herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı kaydedilmişti.

Kararda, bahse konu protokolün süresinin kiralamaların devam ettiği müddet olarak belirlenmesi karşısında, dava konusu işlem tarihi itibariyle protokolün süresinin henüz dolmadığı ifade edilerek, süre dolduğu belirtilerek feshedilmesine ve protokol kapsamında yurt olarak faaliyet gösteren binaların tefrişat malzemeleriyle iade edilmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı vurgulanmıştı.

Bu kapsamda İstanbul 14. İdare Mahkemesi, dava konusu işlemin iptaline karar vermişti.