16:00:4430 Haziran, 2022
İstanbul 28 Az bulutlu
25 Mayıs 2022 08:35

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Somut adım atılmazsa süreç ilerleyemez

Türkiye, İsveç ve Finlandiya heyetleri ile NATO'ya üyelik başvurularına ilişkin istişarelerde bulunmak üzere bir araya geldi. Sözcü Kalın, "Türkiye'nin güvenlik kaygıları somut adımlarla karşılanmazsa sürecin ilerleyemeyeceğini ifade ettik" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Somut adım atılmazsa süreç ilerleyemez

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İsveç ve Finlandiya heyetleri ile NATO'ya üyelik başvurularına ilişkin yapılan toplantı sonrasında açıklamalarda bulundu.

"SOMUT ADIM ATILMAZSA SÜREÇ İLERLEMEZ"

İbrahim Kalın, Türkiye'nin kararlığının defaatle vurgulandığı toplantıya ilişkin yaptığı açıklamalarda, "Güvenlik kaygıları somut adımlarla, belli takvim çerçevesinde karşılanmadığı takdirde sürecin ilerlemeyeceğini çok açık ve net belirttik. Cumhurbaşkanımızın bu sürecin başından itibaren verdiği mesajları, çizdiği çerçeveyi esas alarak muhataplarımıza bu konudaki beklentilerimizin son derece somut olduğunu ifade ettik" diye konuştu.

Kalın'ın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

"Türkiye'nin gündeme getirdiği güvenlik kaygılarını etraflıca ele alma imkanımız oldu. Özellikle NATO güvenlik ittifakıdır. Merkezinde, temelinde güvenliğin olduğu bir ittifaktır. Bu ittifakın temel konusu üyelerinin güvenlik kaygılarının eşit ve adil paylaşımıdır. Üye olacak ülkelerin mevcut üye ülkelerin kaygılarını, endişelerini ortadan kaldıracak, adımları atacak olduğunu ivedilikle ifade ettik.

"TÜRKİYE'NİN NATO'NUN EN ÖNEMLİ ÜYELERİNDEN OLDUĞU AŞİKAR"

İsveç yaklaşık 200 yıldır tarafsız olmayı benimsemiş bir ülkenin Ukrayna savaşı sonrasında NATO'ya üye olması önemli bir kırılma noktasıdır.Bizim 1952'den bu yana NATO'nun en önemli üyelerinden biri olduğumuz aşikardır. Türkiye, ittifakın bugünü kadar gelmesinde önemli roller oynamıştır.

Terörün farklı yüzleri, biçimleri, şekilleri, dönüşüm geçirerek karşımıza çıkan çehrelerine karşı bizim kararlılıkla mücadele etmemiz NATO prensiplerini teşkil etmektedir. Özellikle Türkiye'ye karşı PKK, PYD, YPG, DHKP/C, FETÖ gibi terör örgütlerin arasında hiçbir farkın olmadığını açık ve net şekilde ifade ettik.

"PKK, PYD VE YPG'NİN SURİYE KOLUDUR"

Yakın döneme kadar ABD'nin kendi yazılı raporlarında PYD ve YPG'nin PKK'nın Suriye kolu olduğu açıkça ifade edildi. Aynı şekilde FETÖ'nün bir terör örgütü olduğunu, 251 insanımızın şehadetine sebep olduğunun altını çizdik.

Beklentimiz terör örgütlerinin oradaki örgütsel, finansal, propagandaya dönük medyadaki varlığına dönük somut adım atılmasına odaklandı. Bununla ilgili hazırladığımız bilgi ve belgeleri muhataplarımıza ilettik.

"İADELERİN SAĞLANMAMASIYLA İLGİLİ İKNA EDİCİ HİÇBİR ADLİ GEREKÇE YOK"

İsveç'ten 28, Finlandiya'dan 17 iade talebimiz oldu maalesef hiçbir cevap almadık. Bizi ikna edici hiçbir hukuki, adli gerekçelerin olmadığını gördük. Bu konuları da muhataplarımızla etraflı bir şekilde paylaştık. Ayrıca savunma sanayiyle ilgili yaptırımların kaldırılması beklentimizi ifade ettik.

"RAPORLARIN HASIR ALTI EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ"

Batılı ülkelerin istihbarat raporlarında PYD, YPG'nın PKK'nın kolu olduğu yazıldı. Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası İnsan Hakları Örgütü gibi kuruluşların hazırladığı raporlara bakıldığında bu örgütlerin ne tür savaş suçları işlediği, Kürtlere, Türkmenlere, Araplara karşı ne tür suçlar işlediğini anlattık. Burada YPG ve PYD'yi aklamak için, onları romantize edercesine bu raporların hasır altı edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ettik.

"BEKLENTİLERİMİZ SON DERECE SOMUT"

Türkiye'nin güvenlik kaygıları somut adımlarla, belli takvim çerçevesinde karşılanmadığı takdirde sürecin ilerlemeyeceğini çok açık ve net ifade ettik. Cumhurbaşkanımızın bu sürecin başından itibaren verdiği mesajları, çizdiği çerçeveyi esas alarak muhataplarımıza bu konudaki beklentilerimizin son derece somut olduğunu ifade ettik.

"PROSEDÜRLER BELİRLENDİ"

Bu ilgisiz kalabileceğimiz, erteleyebileceğimiz terör tehdidi olmadığını kendileriyle paylaştık. 1999 senesinde NATO üyelik süreciyle ilgili ilkeler açıklanmıştı. Bundan sonra üyelerin, aday ülkelerin nasıl üye olacağına dair prosedürler belirlendi. NATO üye olan ülkelerin tamamının bu kurallara tabi olmak suretiyle NATO'ya üye oldular. Bu kuralların ve prosedürlerin doğru şekilde uygulanması bizim beklentimizdir.

"İSTİŞARELER KARŞILIKLI OLARAK DEVAM EDECEK"

Türkiye'nin güvenlik endişelerinin karşılanmadığı bir ortamda bu sürecin mümkün olmayacağını ifade ettik. Muhataplarımız notlarını aldılar, raporlarını kendi liderliklerine bildirecekler. Önümüzdeki günlerde bu taleplere nasıl cevap vereceklerine dair cevapları aldıktan sonra istişareleri karşılıklı olarak sürdürmeye devam edeceğiz.

Bu ilk toplantı olduğu için özellikle şu tarihte, ortamda, formatta tekrar buluşalım diye odaklanmaktan ziyade temel çerçevenin oturtulmasına odaklandık. Bu toplantıdan günü, saati belirlenmiş bir tarih yahut müzakere metni çıkmadı. Bunu bilerek tercih ettik. Bu mesajı şimdi aldılar. Başkentlerine dönüp bu değerlendirmeleri liderlerine arz ettiklerinden sonra bize yapacakları dönüşle süreci kararlaştıracağız.

"NATO'DAN TEKLİF GELİRSE DEĞERLENDİRİRİZ"

NATO Genel Sekreteri'nin bir görüşü oldu. NATO'dan teklif gelirse değerlendiririz. Bizim NATO zirvesine kadar bizim onu yetiştirelim diye bir zaman baskısı olmadığını ifade edelim. Türkiye'nin güvenlik endişesinin karşısında adım atılmasında kararlıyız.

İlk olarak muhataplarımız sunduğumuz konuları başkentlerine takdim ettikten sonra bize yapacakları dönüşe bağlı olarak sürecin seyrini takip edeceğiz. Bakanlar düzeyinde, liderler düzeyinde başka görüşmeler olabilir. NATO zirvesi öncesinde veya zirvede olabilir. Biraz süreç bundan sonra muhataplarımızın bize geri dönüş yapacağı eylem planı, paketi, önerileri çerçevesinde şekillenecek.

"YAPTIRIMLARIN KALKMASI KONUSUNDA OLUMLU BİR TAVIR GÖRDÜK"

Savunma sanayi ürünlerine dönük yaptırımların kaldırılması yönünde olumlu tavrı gördük. Bu sevindirici bir gelişme. Cumhurbaşkanımızın olağanüstü liderler zirvesinde dile getirdiği ilkeyi tekrar ettik. Müttefiklerin birbirine ambargo uygulamasını doğru bulmuyoruz. Hele ki terör gibi tehditlere karşı mücadele edecekse yaptırımlar asla kabul edilemez, düşmanlarımızı sevindirir. Bu ilkeyi biz prensip olarak ABD veya bize karşı açık ya da kapalı ambargo, kısıtlama, yavaşlatma taktikleri uygulayan müttefiklere prensip olarak ifade etmeye devam edeceğiz.

"NE TÜR SOMUT ADIMLAR ATACAKLARINI GÖRECEĞİZ"

Türkiye'nin güvenlik endişelerini anladıklarını, adım atmak için irade oluşmaya başladığını ifade ettiler. Bundan sonra ne tür somut atacaklarını göreceğiz. Biz bilgi ve belgelerle PKK'nın PYD ve YPG'nin birbirinden farklı olmadığını ortaya koyduk. Amerika yapıyor diye bu hatayı Avrupa'nın yapması da gerekmiyor. Türkiye'nin siyasi beklentileri ve güvenlik endişeleri karşılayacak şekilde terörle mücadele konsepti geliştirmeleri mümkün. Biz bunları tekrar gündemlerine getirdik, bundan sonra da getirmeye devam edeceğiz. Türkiye'nin güvenlik endişelerinin karşılanmadan herhangi bir ilerleme söz konuşu değildir."