04:55:4517 Nisan, 2021
İstanbul 12 Hafif yağmur
05 Nisan 2021 12:17

Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Hukuk önünde hesap verecekler

Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, katıldığı canlı yayında Emekli 104 amiralin gece yarısı yayımladığı darbe imalı bildiriye yönelik tepkisini sürdürdü.

Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Hukuk önünde hesap verecekler

Emekli 104 amiralin yayımladığı gece yarısı darbe imalı bildiriye tepkiler sürüyor. Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun A Haber canlı yayınına bağlanarak flaş açıklamalarda bulundu. Altun, "Darbe ve vesayet imalarında bulunmaktan başka bir şey değil" ifadelerini kullanarak, "Bunlara kim destek çıktıysa hukuk önünde hesap verecekler" şeklinde konuştu.

İşte o açıklamalardan satır başları;

DARBE VE VESAYET İMALARINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL!

Amaç çok açık biz 15 Temmuz'u yeni yaşadık sayılır üzerinden 5 yıl bile geçmedi. 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimi bu süreçte yine milletimizin ortaya koyduğu destansı direniş toplumsal hafızamızda çok canlı siyasal hafızamız bu konuda dipdiri. Böyle bir ortamda düşünün 104 emekli amiral bir araya geliyor. İsimlerinin önüne özellikle amiral yazıyorlar ve bildiri yayınlıyorlar. Bu kirli organizasyonda hemen 5. kol faaliyeti sürdüren gayrimilli medya unsurları tarafından haberleştiriliyor. Baktığınızda bu antidemokratik bir bildiri ve bunun ima ettiği anlamı hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bu bildiri açık net söyleyelim eski vesayet alışkanlığıyla milli iradeye ve onun seçilmiş meşru temsilcilerine parmak sallamaktan başka hiçbir anlam taşımıyor. Bu girişim hadsiz bir bildiriyle milletimizin hafızasında daha çok taze olan darbe ve vesayet imalarında bulunmaktan başka bir şey değildir.

VESAYETÇİLER KAYBETTİ MİLLET KAZANDI

Biz bunu asla masum göremeyiz ve görmüyoruz. Milletimiz de buna çok açık ve net bir şekilde tepki gösterdi. Biz de bu nedenle derhal açıklama yaptık. Milli iradeyi savunma demokrasimizi müdafaa etme vazifemizi yerine getirdik. Biz ülkece vesayetten çok çektik. Milletimiz darbecilerle ve vesayetçilerle çok mücadele etti. Cumhurbaşkanımızın 2002'den bu yana verdiği demokratikleşme mücadelesinde milli irade namına çok ciddi bir mesafe kat ettik. Vesayetçiler kaybetti millet kazandı.

"TÜRKİYE BAĞIMLILIK ZİNCİRİNİ KIRDI"

Bu süreçte gerçek anlamda baktığımızda sandık üzerinden değil bir takım siyaset dışı unsurlar üzerinden iktidar elde etme imkanını biz neredeyse ortadan kaldırdık. Cumhurbaşkanımızın bu anlamda verdiği mücadele çok değerli bir mücadeledir. Bu nedenle de Cumhurbaşkanımızın bu mücadelesinin önünü kesmek için ulusal uluslararası birçok odak harekete geçti. Defalarca Cumhurbaşkanımızı yolundan çevirmeye çalıştı fakat Cumhurbaşkanımız milletinden aldığı güçle bu vesayet sistemlerine karşı çok ciddi bir mücadele ortaya koydu. Bu mücadeleyle beraber Türkiye bağımlılık zincirini kırdı. Bu anlamda baktığımızda büyüdü, bölgesel bir güç oldu ve şu anda küresel bir aktör olma yolunda çok net bir performans ortaya koyuyor.

"BÜYÜYEN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ KESEMEYECEKLER!"

Biz vesayet sisteminden kurtulduğumuzu düşündüğümüz bir noktada yeniden eski imaların gündeme getirilmesini kesinlikle hala vesayet özlemi çekenlerin olduğunun göstergesi olarak okuyoruz. Milli iradeye nasıl sahip çıktığımızı dost düşman 15 Temmuz'da gördü bütün dünyaya bunu gösterdik. Bu millet demokrasisini koruyacağını kendi iradesine her şartta sahip çıkacağını göstermiştir. Vesayetçilerin bir daha asla demokrasimize zarar veremeyeceğini açık ve net bir şekilde söylemek istiyorum. Kimse büyüyen güçlenen Türkiye'nin önünü Allahın izniyle kesemeyecek.

"HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEKLER"

Bu ülke bir hukuk devleti bu skandal bildirinin arkasında önünde kim varsa, bunları kim cesaretlendirdiyse, bunlara kim destek çıktıysa bunların hepsi hukuk önünde hesap verecek.

15 Temmuz'a tiyatro diyenler buna da mağduriyet diyor. Bu darbe ve vesayet heveslisi bu zihniyetin milletimize ödettiği bedelleri çok iyi biliyoruz. O yüzden biz çok sert ve net duruyoruz, hiçbir şekilde bu mesele ile ilgili olarak geri adım atmıyoruz. Demokrasiye ve millet iradesine saygı duyan herkesin yapacağı tek şey mu hadsiz bildiri karşısında amasız ve fakatsız tavır almaktır.

Biz antidemokratik bildirileri görmezden gelemeyiz.