Friday, 20 September 2019
.
.
chevron_left chevron_right
Dünya

Yeni Saddam Hüseyin’imiz

Bir zamanlar Orta Doğu’da petrol zengini bir ülkeyi yöneten ve ABD gibi batılı ülkeler tarafından desteklenen bir diktatör vardı. Onun işlediği suçlar çok kötüydü. Akılcı oynadı ve ülkesini modernleştirdi, cihatçı İslamizm’in ve İran’ın karşısında durdu.

3348 Toplam Gösterim
Yeni Saddam Hüseyin’imiz

Bir zamanlar Orta Doğu’da petrol zengini bir ülkeyi yöneten ve ABD gibi batılı ülkeler tarafından desteklenen bir diktatör vardı. Onun işlediği suçlar çok kötüydü. Akılcı oynadı ve ülkesini modernleştirdi, cihatçı İslamizm’in ve İran’ın karşısında durdu. Neyse, büyük bir ihtimalle başka bir alternatif yoktu zaten.

O hükümdar batının verdiği mesajı net bir şekilde anlamıştı. Batılı ülkelere petrol sağladığı ve İran’a karşı durduğu sürece istediği rakibini katledebilecekti.

Onun adı tahmin ettiğiniz gibi Saddam Hüseyin’di. ABD ve batılı ülkelerin onun üzerine oynadığı kumar Irak’ın 1990 yılında Kuveyt’i işgal etmesine sebep oldu. Bundan sonra Orta Doğu’da bir savaş diğer savaşı takip etti. Şimdilerde ise Orta Doğu’da batılı ülkelerin politikalarından şikâyet ediliyor.

Ama 30 yıl sonra politikacılar aynı hatayı gözü kapalı bir şekilde tekrarlamak üzere. Onlar Suudi veliaht Prens Selman’dan, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi ve kadın hakları aktivistlerinin hapishaneye atılarak işkenceye maruz kalması gibi bariz suçlarından dolayı tiksindiklerini söylüyorlar. Onlar Yemen’de yürütülen savaşı bir insanlık suçu olarak görüyorlar.

Ama geçen haftaki Japonya’nın Osaka şehrinde gerçekleşen G20 zirvesinde hepsi veliaht prens Selman’ın etrafında neşeli bir şekilde kümelendi. Sadece Trump değil, büyük batılı demokrasilerinin liderleri de onun etrafında toplandılar. Ayrıca diğer Hindistan, Güney Kore ve Japonya gibi büyük ülkeler de son 6 ay içeresinde Selman ile görüştüler.

Onlara bu durumu sorduğumuzda ise tanıdık bir cevap alıyoruz: veliaht prens Suudi Arabistan’ın modernleşmesi için en büyük şans. Aşırı İslamcılara karşı savaşıyor ve İran’ın karşısında İsrail’le birlikte yer alıyor. Onun alternatifleri çok daha kötü.

Politikacıların ve politika yapıcılarının bağnaz görüşlerini geçtiğimiz aylarda BM özel raportörü Agnes Callamard’ın tek başına 5 ay Kaşıkçı olayı üzerinde çalıştıktan sonra yayınladığı rapora gelen tepkisizlikten anlayabiliriz. Callamard, Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülen ve ceseti parçalanan cinayetin önceden planlandığını ve Suudi Arabistan’ın bundan sorumlu olduğunu belirten bir rapor yayınlamıştı. Selman’ın ise suç ortağı olduğu eklenmişti.

Callamard’ın raporu şu an Suudi Arabistan’da devam eden ve 11 kişinin yargılandığı davanın durdurulmasını, BM genel sekreteri Guterres tarafından ya da FBI tarafından yürütülecek bağımsız bir araştırma yapılması çağrısında bulundu. Rapor ayrıca Selman’a yaptırım uygulanmasını ve şahsına ait tüm mal varlıklarının dondurulması çağrısında bulundu.

Rapordan sonraki resmi sessizlik ise sağırlaştıran bir etkide bulundu. Guterres korkaklık sergileyerek Callamard’ın çağrısına herhangi bir cevap vermedi. Henüz onunla bile buluşmadı. Avrupa da sessiz kaldı. G20 zirvesinde Trump, Selman ile bir kahvaltıda buluştu ve onun mükemmel bir iş ortaya çıkardığını söyledi. Daha sonra kendisine yönetilen Kaşıkçı sorusuna ise Callamard’ın ve CIA’in raporları Selman’ı suçlu bulmasına rağmen Selman’ı doğrudan işaret eden hiç kimse yok cevabı verdi.

Geçen hafta Washington’u ziyaret eden Callamard ise hala azimli görünüyordu. Callamard: ‘’Birçok hükümet olayın üstüne örtmeye çalıştı ama bu cinayet öylece ortadan kaybolmayacak’’ sözlerini kullandı. Trump’a rağmen adaletin ABD’den geleceğine inandığını ekledi.

Bu konuda biraz umut var: Milli istihbaratın Kaşıkçı cinayetinde sorumları gösterecek olan raporuna ihtiyaç duyan ve geçmesi halinde vize yasağı uygulanması mümkün olan bir yasanın çıkması meclis

gündeminde. Senato’nun Dış İlişkiler Komitesi’nin bu yasayı ve diğer yasaları bu hafta görüşmesi bekleniyor. Ama Trump başkan olarak kaldığı sürece veliaht Prens Selman’ın herhangi bir yaptırıma maruz kalması olası görünmüyor.

Tıpkı Saddam Hüseyin gibi Selman da kendisinin dokunulmaz olduğu sonucuna vardı. Kadınlara hapishanelerde işkence emri veriyor, uçakları hala Yemen’i bombalıyor. Ve nükleer silah elde etmek için ilk adımlarını attı. Çünkü batılı ülkeler onu şimdi durdurmuyor, daha sonra durdurmak zorunda kalacaklar- ama bedeli çok daha yüksek olacak.

 

 

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/opinions/global-opinions/our-new-saddam-hussein/2019/07/07/d5774cc8-9e64-11e9-b27f-ed2942f73d70_story.html?noredirect=on&utm_term=.6b66f21ec7c8

Çeviri: Emre Kekeç

Etiketler:
VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE