Sunday, 18 August 2019
.
.
chevron_left chevron_right
Gündem

Türkiye’de Madencilik konusu ve sosyal medyada yayılan yalanlar

Son günlerde, "Kaz Dağları'nda maden için ağaçlar kesiliyor" haberiyle, Türkiye'de maden arama faaliyetleri ve ormanlık alan tartışmaları "yalan ve manipülatif" haberlerle büyütülmeye çalışılıyor. Doğru bilgilerden çok yalanların yayıldığı sosyal medya ise bu manipülatif haberlerin ana çıkış kaynağı olarak dikkat çekiyor.

6222 Toplam Gösterim
Türkiye’de Madencilik konusu ve sosyal medyada yayılan yalanlar

Doğrular ve yalanların birbirine karıştığı bu haberler için gerçek rakamları araştırdık ve ortaya çıkan rakamlar, yayılan haberleirin gerçekliklerden uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

1-) Türkye'de madencilik faaliyetleri ne kadarlık bir alanda yapılıyor ?

Türkiye’de yaklaşık 21 bin ruhsat ile maden arama ve işletme faaliyetleri devam ediyor. Türkiye'nin orman alanı yüzölçümü 22.621.935 hektardır. Maden arama ve işletme faaliyetleri 14.023.329 hektar alanda yürütülmektedir. Madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü toplam orman alanı ise 65.883 hektardır.

Madencilik yapılan alanların sadece % 0,47’si orman alanları içerisindedir. Türkiye’nin orman alanlarının sadece % 0,29’unda madencilik faaliyetleri yürütülmektedir.

Ormanlık alanlardaki madencilik faaliyetleriyle Orman Genel Müdürlüğü’nün kazandığı para yaklaşık 1,64 milyar TL’dir. Orman Genel Müdürlüğü’nün yıllık bütçesi yaklaşık 3,33 milyar TL’dir. Yani orman gelirinin yaklaşık yarısı madencilik faaliyetlerinden gelmektedir.

Kanada’da bir hektarlık ormanın kiralanması için madenciler 3 USD öderken.Ülkemizde bu bedel ortalama 9.500 USD’dir.

Türkiye’de maden üretimi biten sahaların madenci firma tarafından rehabilite edilerek Orman Genel Müdürlüğü’nün belirlediği şartlarda doğaya kazandırılması yasal zorunluluktur.

2-) Siyanür iddiaları

Türkiye’de kullanılan siyanürün yalnızca % 3’ü altın üretim sürecince kullanılmaktadır. Bu % 3 siyanür de altın aramada değil altın topraktan çıkarıldıktan sonra kapalı ve özel ortamlarda altının saflaştırılması için kullanılır. Geriye kalan siyanürün % 97’si sentetik kumaş imalatı-iplik, plastik, boya, ilaç, tarım kimyasalları, galvanizleme, metal kaplama ve elektro teknik vb sektörlerde kullanılıyor.

3-) Maden ihracatının yüzde 90'ından fazlası Türkiye'de döviz olarak kalıyor"

4-) Çanakkale Kirazlı'da maden arama faaliyetleri ve Kaz dağları iddiaları

Söz konusu alan Kaz Dağları'nda değildir. Kaz Dağları'na 40 kilometre mesafededir. Söylendiği gibi 195 bin ağaç kesilmemiştir. 13 bin ağaç kesildiği belirlenmiştir. 13 bin ağaca ilişkin hemen 14 bin fidan dikimi sağlanmıştır. 

Provokasyon'un arkasından Almanya mı var ?

 

Dünya Altın Konseyi verilerine göre dünyada en büyük altın rezervi 8 bin 407 ton ile ABD'de bulunuyor. Bu ülkeyi 3 bin 483 ton ile Almanya takip ediyor. Türkiye ise 506 ton altın rezervi ile 11. sırada yer alıyor. Almanlar, kendi ülkeleri dışındaki altın üretimini engellemeye çalışıyor. Bergama'daki protestolarda da Almanların parmağı çıkmıştı. Çanakkale'deki eylemlerden maksadın yatırımcıyı engellemek olduğu düşünülüyor.

 

RUHSATI KİM VERDİ?

 

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Kaz Dağlarındaki maden sahasının, tartışmalara konu olan Kaz Dağları'nda değil, 40 kilometre uzaklıktaki Kirazlı Balaban Tepesi'nde olduğunu hatırlatarak “Maden sahası ile ilgili ilk ruhsat 12 Mart 2001 tarihli. (AK Parti daha kurulmamış bile). Tüm kurumlar süreci hassasiyetle takip ediyor. ÇED raporuna aykırı bir adıma asla izin verilemez” dedi.
Turan “Bugün Çanakkale'mizde çoğu CHP üyesi iş adamlarımızca 8 bölgede maden arama, 11 farklı bölgede kömür, 40'ın üzerinde ise mermer ocağı çalıştırılmakta” ifadesini kullandı.

NİYE KARŞI ÇIKIYORLAR?

Projeye karşı çıkanlar ormanların talan edildiğini, Atikhisar Barajı'na zarar verme riski bulunduğunu söylüyor. Şirket 14 kilometre uzaktaki barajın kirlenmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz da “Atikhisar Barajı ile ilgili bir olumsuzluk söz konusu değildir. Ormanda bir katliam yoktur. Kanun ve mevzuata aykırı bir durum mevcut değildir” dedi.

 

İKİNCİ OVACIK VAKASI MI?

 

Gazeteci Zafer Şahin, Türkiye'nin çok ciddi bir altın rezervine sahip olduğunu belirterek, “Dünyadaki belli başlı altın üreticileri bu piyasaya yön veren devletler, Türkiye'nin bu madenleri çıkartmasını istemiyor. Sözde çevreci duyarlılıkları kaşıyarak buna engel oluyorlar” dedi.

Bergama'da da benzer şeylerin yaşandığını hatırlatan Şahin, şunları kaydetti: “Bergamalı köylülerden oluşan bir grup, Boğaziçi Köprüsü'nü trafiğe kapatarak eylem yapmıştı. Sonra anlaşıldı ki o köylüleri o bölgede faaliyet gösteren Alman vakıfları finanse ediyormuş. Necip Hablemitoğlu da ‘Türkiye'de çok ciddi bir altın rezervi var ve Almanya bunun çıkartılmasını istemiyor. Bunu engellemek için de Türkiye'de sözde çevreci hareketleri finanse ediyor' demişti. Bu çok somuttur. Aralarında bir avukatın da olduğu HDP'lilerin Alman vakıflarından aldığı paralarla orada sözde çevreci bir bilinç oluşturmaya çalıştığı söyleniyor.
FETÖ'nün 1 numaralı finansörü Akın İpek, 2005'te 44.5 milyon dolar gibi komik bir bedelle yıllık 8.3 milyar dolar gelir getiren Ovacık madenlerini satın aldı. Bergama'daki çevre eylemleri ne hikmetse Akın İpek o madenleri aldıktan sonra bıçak gibi kesildi.”

Etiketler:
VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE