Sunday, 18 August 2019
.
.
chevron_left chevron_right
Gündem

'Suriye'de bir oyalama sürecine kesinlikle müsaade etmeyiz'

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Suriye'de Amerika ile güvenli bölge oluşturmak için çalışıyoruz. Ama bu çalışma süreci Münbiç gibi olmayacak. Bir oyalama sürecine kesinlikle müsaade etmeyiz." dedi.

1926 Toplam Gösterim
'Suriye'de bir oyalama sürecine kesinlikle müsaade etmeyiz'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Suriye'de bir taraftan terörle mücadele, bir de söylediğimiz gibi Amerika ile orada terör koridorunu ortadan kaldırmak, onun yerine barış koridoru ya da güvenli bölge oluşturmak için çalışıyoruz. Ama bu çalışma süreci Münbiç gibi olmayacak, buna müsaade etmeyeceğiz. Bir oyalama sürecine kesinlikle müsaade etmeyiz. Çünkü bu bizim için hayati derecede önemli bir güvenlik meselesidir" dedi.

Milli Mücadele'nin 100. yılı nedeniyle, 11. Büyükelçiler Konferansı'nın son gününde büyükelçilerle Samsun'a gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kentteki bir otelde iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve öğrencilerle yemekte bir araya geldi.

Bakan Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, her yıl Ankara'da düzenledikleri konferansın ardından bir kenti ziyaret ettiklerini, bu yıl da Mustafa Kemal Atatürk'ün 100 yıl önce Milli Mücadele'yi başlattığı kent olan Samsun'u seçtiklerini söyledi.

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında da Samsun'da olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Hain darbe gecesinde Samsunluların tıpkı 1919'da Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığında yaptığı gibi o gece devletine, milletine, bayrağına, demokrasisine nasıl sahip çıktığını bizzat gördük, yaşadık. O gece sabaha kadar Samsun meydanında halkımızla, milletimizle beraberdik. Bir tarafta telefonla tüm dünyayla temastaydık. Herkes arıyordu ama bir yandan da milletimizin kahramanlığını burada görmekten büyük bir onur duyduk. O geceyi tabii ki unutmayacağız, unutturmayacağız. 251 şehidimizi de unutmayacağız, milletimizin yazdığı destanı da unutmayacağız." diye konuştu.

Bakanlık mensupları olarak dünyanın her yerinde görev yaptıklarını, 243 noktada temsilcilikleri bulunduğunu aktaran Çavuşoğlu, 10 yıl önce Afrika'da 12 olan büyükelçilik sayısının bugün 42'ye çıktığına dikkati çekti. 

"Türk diplomatları ve büyükelçileri tüm dünyada en saygın diplomatlardır"

"Diplomatik misyon sayısı bakımından dünyada beşinci sıraya çıktık. Hedefimiz daha da yükseklere çıkmak, dünyanın her yerinde Türk bayrağını arkadaşlarımızla beraber dalgalandırmaktır." diyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Dünyanın her köşesinde ülkemizi ve milletimizi temsil etmekten onur duyuyoruz. Görevimizi aşkla yapıyoruz. Bizim bu görevde en büyük gücümüz özellikle zorluklar karşısında yine milletimizdir. Hamdolsun ekonomik imkanlarımız arttıkça özellikle de genç nüfusumuzla kendimizi daha da güçlü hissediyoruz. Dış politikada biz gücümüzü milletimizden alıyoruz, milli ve insani değerlerimizden, tarihimizden ve köklü devlet geleneğimizden alıyoruz. Ülkemizin her alanda gelişmesi bizim gücümüze güç katıyor ama her şey ekonomik güç, askeri güç, sert ya da yumuşak güç değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin temsilcileri olarak en büyük gücümüz ve gururumuz, biz kimin güçlü olduğuna bakmıyoruz, kimin haklı olduğuna bakıyoruz. Güçlüden yana değil her zaman haklıdan yana ve adaletten yana oluyoruz. O nedenle Türk diplomatları ve büyükelçileri tüm dünyada, bunu tüm muhataplarımız söylüyor, en itibarlı, en saygın diplomatlardır. Arkadaşlarımla ben gurur duyuyorum. Bilgisiyle, birikimiyle her zaman da hakkı ve adaleti savundukları için."

Bakan Çavşoğlu, "Biz girişimci ve insani dış politikayla hem sahada hem masada güçlüyüz, etkiniz. Tabii ki ülkemizin tüm şehirlerinin bize katkısının da farkındayız. Samsun'un katkısı ve rolünün farkında olduğumuz gibi. Kardeş şehir ilişkileriyle Samsun'un diplomasiye önemli katkılar sağladığını bizzat görüyorum." diye konuştu.

"Şimdi Rusya ile vizeleri kaldırıyoruz"

Rusya tarafından hizmet ve hususi pasaport sahibi Türk vatandaşlarına uygulanacak vize muafiyetine de değinen Çavuşoğlu, "Bir ara bu uçak düşürme hadisesinden önce Samsun ile Krasnodar arasında uçak seferleri vardı ve diplomasiye, ticarete katkı sağlıyordunuz. Şimdi Rusya ile vizeleri kaldıyoruz. Dış politikamızın önceliklerinden bir tanesi budur. İnşallah vizeleri aşamalı olarak tamamen kaldırdıktan sonra o uçak seferleri tekrar başlar. Samsun aynı zamanda ticaret için bir merkez olmaya başladı. Limanıyla, havalimanıyla. Samsun adeta Türkiye'nin ticarette dünyaya açılan kapılarından bir tanesi olmaya başladı." dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye ekonomisinin güçlü olması durumunda dış politikada da o kadar güçlü olduklarını, bu açıdan büyük çaba sarf ettiklerini vurgulayarak, "Güçlü ekonomi demek güçlü dış politika demektir. O yüzden ülkemizin ekonomisinin güçlenmesi için de çok çaba sarf ediyoruz. Özellikle ülkemize yatırımın çekilmesi için bundan sonra daha da çaba sarf edeceğiz. Artık konferansımızın iki gününü ekonomiyle ilgili konulara ayırıyoruz. Ticaret odalarından tutun da DEİK'ten TİM'den, TOBB'dan TÜSİAD'dan tüm ilgili kuruluşlarımızla yoğun çalışmalar yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Her bir iş insanımızın yurt dışındaki iş takipçisiyiz"

Bakan Çavuşoğlu, yatırımların önemine vurgu yaparak şunları kaydetti:

"Yatırımların daha fazla gelmesi önemli. 90'lı yıllardan 2002'ye kadar Türkiye'ye gelen toplam yabancı yatırım miktarı 14,6 milyar dolardır. 2002'den 2019'a kadar ise bu rakam 20 kattan daha fazla arttı ama bizim potansiyelimize bakıyorsak bunu daha da artırabiliriz. İhracatımızı da artırabiliriz. Şu çalkantılı dönemleri de inşallah geride bırakıyoruz, bıraktık, zamanında alınan güzel ve isabetli tedbirlerle tüm saldırılara rağmen ihracatımız rekor üstüne rekor kırıyor. Bizim görevimiz ihracatımızı artırmak, yurt dışında yatırım yapmak isteyen iş insanımızın önünü açmak. Açık net söylüyorum, her bir iş insanımızın yurt dışındaki iş takipçisiyiz. İhale almak istediği zaman çatır çatır pazarlık yapıyoruz, yatırım yapmak istediği zaman yatırımlarının garanti altına alınması için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz."

Çavuşoğlu, Avrupa Birliği ile vize serbestisine geçebilmek için yaptıkları görüşmelere ilişkin olarak da şöyle dedi:

"Vizelerin kaldırılması için çalışıyoruz, karşılıklı vizelerin kaldırılması için. 1 Eylül'den itibaren kardeş Azerbaycan da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vizeyi kaldıracak. Biz yıllar önce kardeşlerimize vizeyi kaldırmıştık. Aynı günde hem Rusya'dan hem Azerbaycan'dan gelen bu güzel haberleri devam ettireceğiz. AB ile de vize serbestisine geçebilmek için 72 kriter vardı, 66'sını gerçekleştirdik. 6 kriter için Cumhurbaşkanımız da gerekli talimatları verdi. Adalet Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız çalışıyor. Yasal düzenlemeler için Meclisimize de burada görev düşüyor. İnşallah yargı reformu stratejisiyle beraber vize serbestisi için gereken o kriterleri yerine getirmek için birlikte çalışacağız. Hem reform yapacağız hem engelleri kaldıracağız."

"Asya'nın sunduğu imkanları çok daha iyi değerlendirmemiz lazım"

Türkiye'nin AFAD, Kızılay, TİKA, Yunus Emre Enstitüleri, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve tüm kuruluşlarıyla dünyanın her yerinde olduğunu aktaran Çavuşoğlu, şunları dile getirdi:

"Aynı şey Latin Amerika için geçerli. Latin Amerika ile 2002 yılında toplam ticaretimiz 800 milyon dolar civarındaydı. Yani 1 milyar dolar bile değil. Şimdi ise bu rakam 10 milyar doların üzerine çıktı, daha da arttıracağız, çalışıyoruz. İşte 'dünyadaki değişimi takip ediyoruz' dedik. Asya artık ekonomide bir iş merkezidir. Asya'nın sunduğu imkanlar var. Bu imkanları çok daha iyi değerlendirmemiz lazım. Bugüne kadar Asya'da yok muyduk? Vardık. İki yıl önce Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nde (ASEAN) statü elde ettik ve 2 yıldır resmi olarak toplantılarına katılıyoruz ve o örgüte üye ülkelerin tamamında elçiliklerimiz ve büyükelçiliğimiz var."

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Asya ile ticaretinin arttığına da vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son 17 yılda Asya ile olan ticaretimiz 2 katına çıkmış ama hem Türkiye'nin potansiyeline hem de Asya'nın potansiyeline baktığımız zaman daha halen istediğimiz noktada değiliz. Yine ikili düzeyde tüm kurumlarımızın ve bizlerin gayretleriyle ilişkilerimiz çok iyi durumda. Siyasi problem olduğumuz yani ciddi anlamda görüş ayrılıkları her ülke ile olabilir ama ciddi krizler yaşadığımız belki bir, iki tane ülke olabilir ama genel anlamda diyorum sorun yok. Bu değişimi görmek lazım, bu değişim dünyayı nereye götürüyor ona bakmak lazım. Bir taraftan sanayi ağırlık ekonomiden, dijital teknoloji ağırlık, servis ağırlık ekonomiye geçerken bunlardan kim istifade ediyor ve ekonomileri ne kadar büyüyor, bu ekonomik büyüme hangi fırsatları ortaya çıkarıyor ve bunları nasıl değerlendiririz. İşte tüm arkadaşlarımızla bunu çok iyi takip ediyoruz ve görüyoruz. Bakıyoruz ki Asya ülkelerinin ekonomik gücü artıkça kendilerine hedefler koyuyorlar. 2030, 2040 gibi tıpkı bizim 2023, 2053 ve 2071 hedefleri gibi. Bu hedeflerin içinde çok ciddi projeler var. Bu projelerde bizim iş adamlarımız nasıl yer alabilir, o ülkelerin firmaları ile bizim firmalarımız Afrika gibi üçüncü dünya ülkelerinde neler yapabilir, ticareti nasıl artırabilir, bunları konuşuyoruz."

Dünyada Türk ürünlerinin gitmediği ülke olmadığını belirten Çavuşoğlu, en küçük 5 veya 6 bin nüfuslu ada ülkelerinde bile Türk ürünlerinin bulunduğunu söyledi.

Yeniden Asya Açılımı

"Yeniden Asya Açılımı" başlattıklarını ifade eden Çavuşoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız da bize güçlü bir destek verdiler. Bunu tek başımıza başarmamız mümkün değil. Esasen bugün dış politikanın alanlarına baktığımız zaman, dış politikayı tek başımıza bizim Dışişleri Bakanlığı olarak da yürütmemiz mümkün değil. Parlamenter diplomasi örneğin her geçen gün daha da önem kazanıyor. Sivil toplum örgütlerinin yürüttüğü diplomasi ve kamu diplomasisi çoğu zaman bizim resmi yaptığımız çalışmalardan daha ve güçlü oluyor. Biz çünkü resmi görüşüyoruz. O yüzden Yeniden Asya Açılımı çerçevesinde devletimizin kurumları, aynı şekilde üniversitelerimiz, aynı şekilde iş dünyamız, aynı şekilde toplumun değişik kesimleri ve halklar arasındaki temas gibi herkesin işin içine gireceği bir stratejiyi hızlıca hayata geçireceğiz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, ikinci açılım olarak, "Dijital Diplomasiyi" ön plana çıkaracaklarını vurgulayarak, "Dijital diplomasinin içinde dijital ticaret de var ve dijital savaşlardan tutun da toplumu ilgilendiren her şey var. Bugün bakıyoruz, dijital diplomasiye kafa yoran, inceleyen ve dijital gelişmelerin, inovasyonların diplomasiye etkilerini yakından takip eden ülkeler var. Biz bunun gerisinde kalamayız. İnşallah bunların hepsini birleştirerek diplomasimiz çok daha etkin olacak, bu ülkemizin etkinliği demektir." ifadesini kullandı.

Suriye'de ABD ile güvenli bölge oluşturulması

Türkiye'nin stratejik olarak kolay bir bölgede olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, şunları aktardı:

"Kolay bir bölgede yaşamıyoruz. Terörle mücadelede iki yüzlülüğü ve çifte standardı görüyorsunuz, terörün her türlüsü ile mücadele ediyoruz. Ayrıca şöyle etrafımıza baktığımız zaman Karabağ problemi, hemen yanı başımızda Gürcistan'daki itilaflar, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimler ve Kırım'ın durumu. Biraz daha batıya gittiğiniz zaman Karadeniz etrafından bahsediyorum yine Moldovya'daki iç problemler. Hepsinin bir dış potansiyeli var. Ara ara da bölgede gerginliği arttırıyor, ara ara böyle volkanik dağlar gibi bir püskürme oluyor. Bunların elbette çözümü çok kolay değil, biz elimizden gelen katkıyı sağlıyoruz ama diğer taraftan güneyimize gittiğimizde sıcak çatışmalar var. Irak'ta, şimdi seçimden sonra düzeliyor, en çok destek veren biziz. Yine Suriye'de bir taraftan terörle mücadele, bir de söylediğimiz gibi Amerika ile orada terör koridorunu ortadan kaldırmak, onun yerine barış koridoru ya da güvenli bölge oluşturmak için çalışıyoruz ama bu çalışma süreci Münbiç gibi olmayacak, buna müsaade etmeyeceğiz. Bir oyalama sürecine kesinlikle müsaade etmeyiz. Çünkü bu bizim için hayati derecede önemli bir güvenlik meselesidir. O nedenle gereken adımlar sahada hızlıca atılmazsa her türlü tedbirimiz hazır, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile burada gereğini yapacağız. Ya birlikte çalışarak temizleyeceğiz, biz tek başımıza bunu yapacağız. Tıpkı Afrin'de olduğu gibi, tıpkı Fırat Kalkanı'nda olduğu gibi. Tüm bunlar neyi gerektirir, yani etrafımızda var olan sorunların çözümünde inisiyatif alan bir ülkeyiz. Sahada yeri geldiği zaman terörle mücadele, yeri geldiği zaman başka sınamalarla baş ettik." 

"Türkiye sahada ve masada güçlü bir ülkedir"

Sahada ve masada güçlü diplomasi gerektiğini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, "Bizim 11. Büyükelçiler Konferansımızın teması da 'Sahada ve masada güçlü diplomasidir.' Artık sahada kazandıklarımızı masada kaybetmiyoruz, kaybetmeyeceğiz. Masada kazandıklarımızı da sahada kaybetmek yok. Birbirini destekleyecek. İşte bu uyum içinde sahadaki aktörlerle diplomasi dahil, masadaki aktörlerin uyumu ile çok şükür gücümüzle artık Türkiye sahada ve masada güçlü bir ülkedir." dedi.

Çavuşoğlu, konuşmasında, "Yine Kafkasya'da oluşturduğumuz Karadeniz Bölgesi'ne en yakın bölge olduğu için üçlü ve dörtlü mekanizmalarla bölgelerin istikrarına katkı sağlıyoruz. İşte Özbekistan, Pakistan ve Afganistan ile birlikte yürüttüğümüz süreçlerde Özbekistan tabii ki sınır komşusu ve Afganistan'da da 4 milyona yakın Özbek ve Türk kökenli kardeşlerimiz var. Afganistan'ın istikrarı için neler yapabiliriz üçlü ve dörtlü, Azerbaycan'ı da içine kattığımız mekanizmalar gerçekten artık meyvelerini vermeye başladı. Bakü-Tiflis-Kars bunlardan bir tanesidir. Bakü-Tiflis-Kars'ın çok daha etkin kullanılması lazım. Şimdiden çok ilgi görmeye başladı. Bu çalışmalarla bölgenin istikrarına katkı sağlamaya devam edeceğiz." ifadesine yer verdi.

Türkiye'nin sadece bölgesi ile ilgilenecek bir ülke olmadığını belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Dünyanın meselelerine de hassasız. En az gelişmiş ülkelerin sorunlarına hassasız. İlk defa bizim G-20 Zirve başkanlığı dönemimizde en az gelişmiş ülkelerin sorunları G-20 Zirvesinin gündemine taşındı ama şimdi diğer ülkelerin devam ettirdiğini görmenin de mutluluğunu duyuyoruz. Diğer taraftan bölgesel kuruluşlara sahip çıkarken, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Kuruluşu başta olmak üzere dünyadaki örgütlerde inisiyatif alan ülke olduk ve artık Birleşmiş Milletler'in özellikle Güvenlik Konseyi'nin de bugünün sorunlarını çözmediğini, çatışmaları önleyemediğini ve de dünya halklarının beklentilerini karşılayamadığını söyleyerek 'dünya 5'ten 5 kez büyüktür' dedik. Dünya 5'ten büyüktür lafı içi boş bir laf değil. Yani bu sistemin nasıl adaletli ve katlayıcı olması gerektiğine yönelik fikirler ortaya koyuyoruz. Almanya ve Japonya, '5 artı 1' olsun veya '5 artı 2' olsun diyorlar. Bu sorunu çözmez. Bu mantıkla 'Ben de orada olayım' çözümü olmaz. Sen de orada olsan sorunu çözemezsin. Kapsamlı bir reforma gitmemiz lazım."

Çavuşoğlu, Türkiye'nin tüm dünya meseleleriyle ilgilenen bir ülke olduğunu sözlerine ekledi.

Etiketler:
VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE