Saturday, 22 February 2020
.
.
chevron_left chevron_right
Dünya

CIA'den 100 Yılın İstihbarat Darbesi

Washington Post Gazetesi, CIA'nin yarım asır boyunca şifreleme sistemleri satan bir şirketi satın alarak 120'den fazla ülkeyi dinlediğini ortaya koyan bir habere imza attı.

5496 Toplam Gösterim
CIA'den 100 Yılın İstihbarat Darbesi

Yarım yüzyıldan daha uzun bir süre boyunca tüm dünya ülkeleri casuslarının, askerlerinin ve diplomatlarının konuşmalarını gizli tutabilmek için tek bir şirkete güvendi.

İsviçreli Crypto AG ilk önemli sözleşmesini 2.Dünya Savaşı sırasında kod üretici makineler yapmak üzere ABD ile imzaladı. Elde edilen gelirlerle şifre oluşturma cihazları, elektronik devreler ve en sonunda da silikon çipler ve yazılım geliştirdi. 21.yüzyılda 120’den fazla ülkeye satış yaparak milyon dolarlar kazandı. Müşterileri arasında Latin Amerika’daki askeri cuntalar, Hindistan, Pakistan, İran ve hatta Vatikan bile var.

Ama müşterilerinin bilmediği tek şey Crypto AG’nin CIA’in ile Batı Almanya istihbaratının bu firmanın sahibi olmasıydı. Bu istihbarat ajansları şirketin cihazlarını önceden ayarlayıp diğer ülkelerin gönderdiği gizli mesajları çözebiliyordu.

Tüm bu araştırma Washington Post ve Alman televizyon kanalı ZDF tarafından gerçekleştirildi. Bu araştırma ABD’nin diğer ülkelerin paralarını ve aynı zamanda sırlarını aldığını anlatıyor.

Önce "Thesaurus" daha sonra "Rubicon" kod adıyla anılan operasyon CIA’nin tarihindeki en cesur operasyonlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

CIA raporunda şu ifadeler yer alıyor:

"Bu yüzyılın istihbarat darbesiydi"

"Yabancı hükümetler Batı Almanya ve ABD’ye en gizli görüşmelerini en az iki(hatta bazen 5 ya da 6) ülke okuyabilme imtiyazını elde etmek için iyi paralar ödüyorlardı"

1970 yılından itibaren CIA’in şifre kıran kardeşi Ulusal Güvenlik Ajansı(NSA), Crypto’nun tüm operasyonlarını kontrol etti.

Daha sonra Amerikan ve Batı Almanyalı casuslar arkalarına yaslanıp dinledi.

1979 rehine krizi sırasında Mollaları izlediler; Falkland adası savaşı sırasında Arjantin’in ordusu hakkında İngiltere bilgilendirdiler; Güney Amerikalı diktatörlerin suikast planlarını takip ettiler ve 1986’da Berlin’deki bir diskonun bombalanmasından sorumlu Libyalı yetkilileri yakaladılar.

Alman istihbaratı BND, 1990’lı yılların başında her şeyin ortaya çıkmasından korktuğu için tüm hisselerini CIA’e sattı. CIA ise 2018 yılına kadar tüm işlemlerini devam ettirdi. Yetkililerin söylediğine göre CIA, 2018 yılında şirketin tüm hisselerini sattı.

Bu raporun ve araştırmanın çok uzun olması gerekçesiyle, Crypto şirketinin geçmişteki faaliyetlerine kısa bir şekilde değinmek istiyorum. Yazının sonunda haberin linkine ulaşarak raporun tamamını okuyabilirsiniz.

Hagelin ve Crypto

Cyrpto’nun kurucusu Hagelin, Naziler 1940 yılında Norveç’i işgal etmelerinin ardından 1949 yılında New York’a kaçtı. Girişimci olan Hagelin Rusya’da doğmuş ancak Bolşevikler iktidarı eline alınca İsveç’e kaçmıştı. 1949 yılında da ABD’ye kaçtı. Geldiğinde yanında bir müzik kutusuna benzeyen bir şifreleme cihazı vardı. Hagelin’in M-209 şifreleme cihazı Nazilerin Enigma makineleri kadar güvenli olmasa da askerlerin eliyle kurabildiği ve yanlarında taşıyabildiği bir cihazdı. Hagelin’in cihazları Hollanda’nın Eindhoven şehrindeki özel bir müzede bulunuyor.

 

M-209’lar saatler içerisinde çözülebilirken savaş sırasındaki birçok askeri hareketlilik olduğu ve bunların hızlı gerçekleşmesinden dolayı bu cihazlar tercih edildi. Savaş boyunca 140.000 adet M-209’lar yapıldı ve Crypto ile 8.6 milyon dolar değerinde bir sözleşme imzalandı.

Hagelin savaştan sonra İsveç’e geri döndü ve fabrikasını geri açtı. 1950’li yılların başında daha üstün şifreleme cihazları geliştirdi. CX-52 gibi önemli şifreleme cihazları üretildi.

Amerikan kriptolojisinin babası olarak kabul Friedman, 1930’lu yıllardan beri Hagelin’i tanıyordu. Hagelin’in diğer ülkelere de bu teknolojileri satmasından korkan ABD, 1951 yılında ve teknolojisi üstün olan cihazlarının sadece ABD’ye satışının gerçekleşeceği konusunda Hagelin ile anlaştı. ABD’nin onaylamadığı ülkeler ise sadece eski cihazları alacaktı. Bu anlaşma için Hagelin’e 700.000’lık bir ödeme yapıldı. Artık Crypto ve CIA’in ilişkisi daha da gelişecekti.

1967’de iç çalışma sistemi NSA tarafından geliştirilen H-460 adlı cihaz Crypto tarafından piyasaya sürüldü.

1969 yılında Almanlar, Crypto’a götürdüğü teklifin kabul edilmesi sonucu ABD ile bu projede ortak oldular. 1970 yılında 5.75 milyon dolara iki istihbarat ajansı Hagelin’in firmasını satın aldı.

Almanlar, ABD’nin en yakın müttefikleri üzerinde casusluk faaliyeti yürütmesi konusunda şaşırmıştı. ABD, İspanya, Yunanistan, Türkiye ve İtalya başta olmak üzere tüm NATO ülkelerini takip ediyordu.

1975 yılına gelindiğinde şirketin satışları 19 milyon dolara kadar çıktı ve 250’den daha fazla çalışanı vardı.

Operasyonlar

Mısır Başbakanı Enver Sedat ve ABD Başbakanı Jimmy Carter, Eylül 1978’de Camp David’de Mısır-İsrail barış görüşmeleri gerçekleştirdi. NSA gizlice Sedat’ın Kahire ile yaptığı görüşmeleri izliyordu.

Bir yıl sonra İranlı milisler ABD Büyükelçiliği’ni işgal etti ve 52 Amerikalıyı rehin aldı. Carter yönetimi arka bir görüşme kanalından Cezayir ile rehinelerin serbest bırakılması için iletişime geçmişti. İran ve Cezayir, Crypto’nun ürünlerini kullandığı için NSA bu görüşmeleri çözümleyebiliyordu.

O dönem NSA’in başında olan Imman, görevde kaldığı süre boyunca görmüş olduğu en ilginç bağlantı Carter döneminde gerçekleşti. Libyalıların ve başkanın kardeşi Billy Carter arasındaki gizli görüşmeleri yakaladı. Buna göre Billy Carter, Washington’un çıkarlarını değil Libya’nın çıkarlarını gözeten Muammer Kaddafi tarafından maaşa bağlanan biri haline gelmişti. Imman olayı Adalet Bakanlığı’na taşımış ve FBI bir soruşturma başlatmıştı. Carter hakkında dava açılmamıştı ama yabancı bir ajan olarak sayılmayı kabul etti.

1980’li yıllar boyunca Crypto’nun en önemli müşterileri şunlardı;

Suudi Arabistan(en büyük müşteri), İran, İtalya, Endonezya, Irak, Libya, Ürdün ve Güney Kore.

Crypto diğer rakip şirketlerinin önüne geçmek için birçok kampanya düzenlemişti. Bunlar arasında Suudilere rolex saatleri hediye etmenin yanı sıra yine Suudilere eğitim programı adıyla genelev gibi işletmelere götürmek vardı.

1982 yılında Reagan yönetimi Arjantin’in Crypto cihazlarına bağımlılığını bir avantaja dönüştürerek, Falkland Adaları konusundaki anlaşmazlık süresince İngiltere’yi istihbarata boğdu.

Reagan yönetimi 1986 yılında iki ABD askerinin ve bir Türk kadının öldürüldüğü La Belle disco saldırısından Libya’nın sorumlu olduğunu öğrendi. Crypto cihazlarını kullanarak Libyalılar aralarında ‘’Operasyon tamam’’ şeklinde bir konuşma gerçekleştirdi. Reagan bunu kanıt olarak göstererek Crypto’nun operasyonlarını tehlikeye atmıştı.

On gün sonra ise Reagan, Libya’ya misilleme emri verdi. Bu saldırılarda Kaddafi’nin kızlarından biri öldürüldü. Ulusa seslenişte Libya’nın bu işin içinde olduğunun kantının su götürmez bir gerçek olduğunu söyledi. Reagan’ın bu konuşması ile Trablus’un dinlendiği sonucu çıkartıldı. Ancak sadece Libya değil diğer ülkeler de bunun farkına vardı.

Libya’nın Crypto cihazlarını kullandığını bilen İran da şüpheye düştü ancak bu olayın üstünden ancak 6 yıl sonra harekete geçti.

Crypto’nun müşterileri:

Arjantin, Avusturya, Cezayir, İran, Bangladeş, Brezilya, Angola, Irak, Çekoslovakya, Hindistan, Mısır, Şili, Yunanistan, Kuveyt, Japonya, İrlanda, Malezya, Meksika, Pakistan, Katar, Libya, Suudi Arabistan, Romanya, Filipinler, Güney Kore, Suriye, İspanya, BAE, Venezuela, Türkiye, Vietnam, Vatikan ve Yugoslavya dahil olmak üzere 120 devlet.

Ayrıca Birleşmiş Milletler(BM) de Crypto’nun müşterileri arasındaydı.

Belgelere göre en az 4 ülke- İsrail, İsveç, İsviçre ve İngiltere- bunun bir ABD ya da Batı Almanya’nın operasyonu olduğunu biliyordu.

1982 yılında Arjantin, Crypto cihazlarının kendilerine ihanet ettiğine inanmış ve Britanya’nın Falkland Savaşını kazanmasına sebep olduğunu düşünmeye başlamıştı. Crypto’nun çalışanlarından Widman bu olayın ardından Buenoes Aires’e gitti ve onlara Arjantin’in eskiden kullanmış olduğu cihazların çözülebilmiş olduğunu söyledi. Buna inanan Arjantinliler Crypto’nun müşterisi olmaya devam etti.

İlerleyen yıllarda Crypto para kaybetse de gelen istihbaratın haddi hesabu yoktu. ABD’li istihbarat ajansları Crypto cihazları üzerinden yapılmış 19.000’den fazla İran görüşmesini dinledi. Bu sayede Tahran’ın terör linkleri başta olmak üzere rejim karşıtlarını ortadan kaldırma planlarından haberdar oldular. CIA’in raporuna göre o dönemde İran’ın görüşmelerinin yüzde 80-90 civarı okuna biliniyordu.

1989 yılında Vatikan’ın Crypto cihazları kullanması ABD’nin Panamalı lider Noriega’yı yakalamasını sağladı. Diktatör, Vatikan’a iltica etmek için Vatikan Konsolosluğu ile iletişime geçmiş ve mesajları gönderdiği yer bu sayede ortaya çıkmıştı.

1992 yılında Crypto en büyük krizlerinden birini yaşadı. En iyi satıcılardan biri olan Bühler, İran’da göz altına alındı. İran, Bühler’i ancak 9 ay sonra Crypto’nun bir milyon lira ödemeyi kabul etmesi sonrası serbest bıraktı. O dönemde Bühler, Crypto’nun CIA ya da BND olan ilişkisinden haberdar değildi.

1995 yılında Baltimore Sun gazetesi, NSA ile ilgili araştırma yayınları yayınladı. Bu yazılardan birinde ise NSA’in Crypto olan ilişkisinin bazı tarafları gözler önüne serildi. Yazıda NSA yetkililiklerinin Zug’a giderek Crypto yöneticileri ile gizli görüşmeler gerçekleştirdiği belirtildi.

Bu olay üzerine Crypto şirketinde çalışanların bazıları başka yerlerde iş aramaya başladı. Arjantin, İtalya, Suudi Arabistan, Mısır ve Endonezya başta olmak üzere en az bir düzine ülke Crypto ile olan anlaşmalarını ya iptal etti ya da durdurdu. Şaşırtıcı bir şekilde İran bu ülkeler arasında yer almıyordu.

Soğuk Savaş bittikten sonra ve Almanya birleştikten sonra BND’li yetkililer artık Crypto’da bir ortaklık istemiyordu. CIA, 17 milyon dolar ödeyerek Almanya’nın hisselerini satın aldı. Böylece artık Almanya bu ishtihbarat ağından çıkmış olacaktı.

Snowden belgelerinden sızanlara göre Almanya Şansölyesi Merkel’in telefonu bile ABD tarafından dinlenildiği ve ABD’nin Almanya’yı takip etmeye devam ettiği anlaşıldı.

Bu yazı Crypto’nun, BND’nin ve diğer istihbarat örgütlerinin eski çalışanları ile yapılmış röportajlar ve CIA ve BND’nin raporlarında yer alan bilgilerle oluşturulmuştur.

Çeviren: Emre Kekeç

EHA Medya ve Eha News ortak çeviri çalışması

 

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE