04:26:2430 Ekim, 2020
İstanbul 17 Orta şiddetli yağmur
%-2.2
BIST
1126.9
%0.00
DOLAR
8.27
%0.00
EURO
9.71
%-0.00
ALTIN
499.98
06 Ekim 2020 04:58

Dağlık Karabağ meselesine damga vuran Macron riyakarlığı

"Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz'de olduğu gibi; işgal edilen topraklarını kurtarmak için mücadele veren Azerbaycan karşısında da Ermenistan safında yer aldı." Öznur Küçüker Sirene

Dağlık Karabağ meselesine damga vuran Macron riyakarlığı

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmaların on birinci gününe yaklaşılırken, özellikle Ermenistan’ın Azerbaycan'ın ikinci büyük şehri olan Gence’ye roketlerle saldırmasıyla birlikte, savaşın yavaş yavaş Dağlık Karabağ sınırlarının dışına yayılmaya başladığı gözlemleniyor.

Ayrıca, savaşın tarafları kadar soruna müdahil olmuş diğer güçlerin de söylem ve hareketleri mercek altına alındığı için, Dağlık Karabağ meselesi artık bölgesel değil küresel bir sorun olarak değerlendirilmeye başlanıyor.

Türkiye, gerginliğin ilk günlerinden itibaren açıkça Azerbaycan’a desteğini bildirirken, diğer ülkelerin hem Azerbaycan hem de Ermenistan ile geliştirdikleri karmaşık ilişkiler nedeniyle hangi tarafa destek verdikleri pek de belli olmuyor.

Kaldı ki Dağlık Karabağ sorunundaki en dikkat çekici nokta, ülkelerin böyle bir meselede bile siyasetlerini savaşın taraflarından ziyade Türkiye’ye göre belirlemeleri.

İşte tam da bu nedenle, Ermenistan’da iki askeri üssü bulunan ve ülkeyle 2016 yılında “ortak ordu grubu oluşturma” anlaşması imzalamış olan Rusya, stratejik bir ortaklık geliştirdiği Türkiye’yi karşısına almamak için çok temkinli davranıyor. İki ülkenin tıpkı Suriye ve Libya’da olduğu gibi, Dağlık Karabağ’da da karşı cephede gibi gözükseler de, sorunun çözülmesi için yeni bir işbirliği geliştirebilecekleri bile söyleniyor.

Böyle bir işbirliğinin, Dağlık Karabağ meselesini çözümlemek için bir araya gelmiş, ancak 28 yıldır hiçbir etkili çözüm üretememiş ABD, Fransa ve Rusya'dan oluşan AGİT Minsk Grubu üçlüsünde Fransa'yı devre dışı bile bırakabilmesi ihtimaller dahilinde değerlendiriliyor.

Peki Ermenistan ve ülkedeki güçlü Ermeni diyasporası ile sıkı ilişkiler içinde olan ve Dağlık Karabağ meselesinde de açıkça taraf tuttuğunu belli etmiş Fransa’nın bu son gerginlikteki tutumu nedir?


Macron’un çelişkileri

Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz meselelerinde, sürekli Türkiye’yi suçlayan, ülkenin menfaat ve güvenlik endişelerini hiçe sayan bir dış siyaset takip eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Dağlık Karabağ meselesinde de tıpkı diğer sorunlarda olduğu gibi oldukça ikiyüzlü bir tavır sergiliyor.

Doğu Akdeniz meselesinde aralıksız bir şekilde Türkiye’yi Yunanistan ve Kıbrıs’ın kara sularını ve egemenliğini ihlal etmekle, uluslararası hukuka uymamakla suçlayan Macron, Azerbaycan’ın yüzde 20 civarındaki toprağının bulunduğu ve yaklaşık 30 yıldır Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ meselesinde, uluslararası hukuku hiçe sayarak Ermenistan’a dayanışma mesajları iletiyor. Aralarında Fransa'nın da bulunduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1993 yılında Ermenistan ordusunun Dağlık Karabağ'daki işgaline son vermesi konusundaki 4 kararının bugüne kadar uygulanmadığını hatırlatalım.

Aynı zamanda, Ermeni meselesini sürekli Türkiye’ye karşı silah olarak kullanan, 2012 yılında sözde Ermeni soykırımı tasarısını onaylamış, 24 Nisan’ı da sözde Ermeni soykırımını anma günü ilan etmiş Fransa’nın, 26 Şubat 1992 tarihinde, Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında, Azerbaycan'ın resmi açıklamasına göre 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycanlı sivilin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından topluca katledildiği Hocalı katliamı konusunda bu kadar sessiz kalması da düşündürücü.

Son olarak, Macron’un şu ana kadar tek yaptığı, diğer meselelerde olduğu gibi Dağlık Karabağ konusunda da Türkiye’yi hedef almak. Macron, Suriye'de sözde "cihatçı" gruplardan ayrılan savaşçıların Gaziantep'ten geçerek Dağlık Karabağ'da cepheye katılmak üzere yola çıktıklarına dair ellerinde güçlü kanıtlar olduğunu ifade ederek Ankara'dan bu konuda açıklama istedi ve kırmızı çizginin aşıldığını söyledi. Bu asılsız iddialar ile Türkiye’yi yıpratmaya çalışırken Fransa’nın da terör örgütleri listesinde yer alan PKK’nın, Azerbaycan'a ait sivil hedeflere yapılan saldırılarda, Ermenistan tarafından kullanılması konusunda ise hiç sesini çıkarmadı.

Bütün bunlardan da anlaşılacağı üzere, Macron’un doğrudan kendine rakip olarak gördüğü Türkiye’ye karşı beslediği düşmanlık gözünü öyle kör etmiş ki artık Fransa Cumhurbaşkanı kendi çelişkilerini bile fark edemiyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Macron’a şimdiden çok tepkili. TRT Haber’e konuşan Aliyev, Macron’a hitaben, “Fransa olmayan şeyleri üstümüze attı. Bizden özür dilemeli. Dağlık Karabağ bizim toprağımızdır. Bir devlet öz topraklarını fethedebilir mi? Bu topraklarda kanunsuz olarak Ermeniler bizim bütün abidelerimizi yıktılar. Bunu görmüyorlar mı? Bu tarz yaklaşımlar kabul edilmez. Biz buna sessiz kalamayız” dedi.

Gönünen o ki, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesini, Suriye, Libya ve Lübnan’da olduğu gibi Dağlık Karabağ meselesinde de yeni bir diplomatik başarısızlığa ve itibarsızlığa sürüklüyor. Yeni Şafak genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül, “Macron kime destek verse batıyor! Hafter’i batırdı. Yunanistan’ı batırdı. Ermenistan’ı batırdı. Dokunduğu yer kuruyor!” derken ne kadar da haklı, değil mi?


Öznur Küçüker Sirene
Uluslararası İlişkiler Uzmanı

İlgili Haberler

Emoji ile tepki ver

0 Yorum